ISSN: 1305-3876 Dil: Türkçe Hakkında: Özel sayılar şeklinde yayınlanır.
|
|
|
Boğulma, Boğulayazma, Dekompresyon Hastalığı, Barotravma
Dr. Elif ŞENa
aGöğüs Hastalıkları AD, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, ANKARA Boğulma ve boğulayazma, dünya genelinde kazalara bağlı ölümler ve hastaneye başvuruların önemli bir nedenini oluşturmaktadır. Önleme ve zamanında kurtarma bu konuda en etkili yaklaşımlardır. Hipoksik süreç uzunsa beyin hasarı ciddi bir sorundur. Vücut ısısının düşük olması boğulma olayının şiddetinin bir göstergesidir. Komadaki hastalarda 12-24 saat süreyle hafif bir hipotermi oluşturma yaklaşımı destek görmektedir. Boğulan hastalarda hipotermi tedavi edilmelidir. En uygun yöntem hastanenin olanakları ve hastanın durumuna bağlıdır. Akciğer komplikasyonlarının tedavisi aspirasyon sırasında oluşan akciğer hasarı ve aspire edilen bakteriye bağlıdır. Sağkalım ve prognoz su altında kalış süresi, kurtarılma sonrasında vital bulgularla ilişkilidir. Dekompresyon hastalığı ortam basıncındaki azalmaya bağlı bir sorundur ve asıl olarak dalış, uçuş ve uzay yolculuklarında görülür. Dekompresyon hastalığı, inert gazlarla dokuların aşırı satürasyonuna bağlı dokuda gaz kabarcıklarının oluşmasıdır. Arteriyel gaz embolizmi, hızlı dekompresyon sırasında hava hapsi ve alveoler rüptür sonucunda sistemik arteriyel dolaşıma gaz girdiğine oluşur. Pulmoner barotravmada ise dokudaki yırtılma sonucunda pulmoner damarların perivasküler kılıfları boyunca gaz kaçağına bağlı mediastinal amfizem ve pnömotoraks gelişebilir. Hiperbarik oksijen tedavisi dokulardan salınan gaz kabarcıklarının dokuda hasara ve fizyolojik süreçlerde ciddi bozulmalara yol açan bu tür acil durumlarda seçilen tedavidir.Anahtar Kelimeler: Boğulma, boğulayazma,dekompresyon hastalığı, arteriyel gaz embolizmi, barotravmaTurkiye Klinikleri J Surg Med Sci 2006, 2(11):100-104
|
|
|
|
|